4 Aralık 2011 Pazar

Televizyon Çocukları Sizi

Televizyonun diktatör dediğine diktatör, terörist dediğine terörist, hain dediğine hain, şehit dediğine şehit, kahraman dediğine kahraman diyen uydu alıcıları sizi ..
Spikerin dudak uçlarında yaşayan, okumaktan, sorgulamaktan, araştırmaktan nefret eden üniversite mezunları sizi ..
Hiç okumayın, sorgulamayın, araştırmayın, incelemeyin, sadece kumandanın tuşuna basıp ezberleyin ..
Televizyonda yemek yiyenlerin görüntüleriyle beslenip, televizyondakilerin sevdasıyla tatmin olup, askere gidenlerin kanlı elbiseleriyle cesur olun ..
Dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığınız birini alçak ilan edin, yine dünyanın öbür ucunda hiç tanımadığınız birini kahraman ..
Yalnız dua edin de elektrikler gitmesin .!


- K.C.Y (Kizil Can Yildiz)
21 Ekim 2011

NOT: Bu yazim malesef yine "bilindik" medyatik bir isme mal edilmektedir. Yukaridaki yazi Emrah Serbes adiyla facebook ve twitter gibi ortamlarda yayinlanmakta.. Senarist Emrah Serbes, bu yazinin "kendisine ait olmadigini" aciklamasina ragmen maksatli bir sekilde bu isimle yayinlanmaktadir.. Asil komik olan sey; "televizyon bagimlilari" icin yazdigim yazi, yine televizyon bagimlilari tarafindan, televizyon icin senaryo yazan birine mal ediliyor" Bir daha tekrarliyoruz, yukaridaki yazi Emrah Serbes'e  degil, Kizil Can Yildiz'a aittir..

29 Kasım 2011 Salı

Ve işte Türkiye..! /K.C.Y


Version 1:
Felsefecinin Nihat Doğan,
Psikoloğun; Zuhal Topal,
Jinekolok ve Suç Bilimcinin; Ahmet Çakar,
Kader ve Gelecek tayini sorumlusunun; Acun Ilıcalı,
Siyasetcinin; Müge Anlı,
Doğum kontrol uzmanının; Erman Toroğlu,
Milli güvenliğin; Murat Bardakçı,
Ve Sosyoloğun; Nagehan Alçı gibi şakirtlerin olduğu, insanların dünyada olup biteni ve siyaseti "kurtlar vadisi ile öyle bir gecer zaman ki" vasitasıyla öğrendiği ve hatta evleneceği kadını bile izdivaçlardan bulan insanların oldugu böylesi bir ülkede yaşamanın utancını yaşıyor, böyle bir vatanın hainliğinden de gurur duyduğumu belirtmekte yarar görüyorum.!
-
[K.C.Y] @Kizil Can Yildiz

Version 2:
Başlıca Felsefecinin Nihat Doğan,
Jinekolog ve Suç Bilimcinin; Ahmet Çakar,
Kader ve Gelecek tayini sorumlusunun; Acun Ilıcalı,
Siyasetcinin; Müge Anlı,
Doğum kontrol uzmanının; Erman Toroğlu,
Psikoloğun; Zuhal Topal,
Milli güvenliğin; Murat Bardakçı,
Sosyoloğun; Nagehan Alçı, Bilim Adamının Harun Yeahya vb gibi şakirtlerin olduğu ve insanların siyaseti "kurtlar vadisi ile öyle bir gecer zaman ki" vasitasiyla öğrendiği, "Muasır Medeniyet Seviyesi" yawşaklığına ulaşmış cağdaş ülkemize hoşgeldiniz!


Duzeltme ve ekstra Not; Malesef bu yazdigim yazim basta olmak uzere cogu yazimin an itibariyle bircok sayfada sevgili Ece Temelkuran imzasiyla yayinlandigini gormus bulunmaktayim. ilginçtir içinde "$akirt geçen" bir yaziyi nasil sevgili Ece'ye atfederler anlayamiyorum. Ayrica Ece Temelkuran'ada durumu bildirdim kendiside $a$kin oldugunu dile getirdi. Lutfen emege saygi geregi payla$imlarimizi "dogru" insanlarin ismiyle yayinlayalim. tekrar ediyorum bu yazi Ece Temelkuran'a ait degil, $ahsima aittir..


- K.C.Y

3 Haziran 2011 Cuma

Nazım Usta`ya Mektup..

Yıl 2011 usta,
3 haziran..

Az önce seni haberlerde seyrettim,
Senden "bir kahraman" gibi bahsettiler,
"Ulusal onurumuz" dediler,
"yanlış yaptık, büyük insandı aslında" ah ve vah diye göz yaşı döktüler..
"aslında o vatan haini degildi, vatan severdi" diye "nur" yüzleriyle edebiyat söktüler
bunu diyenler devletin, iktidarın ve kartel medyanın en tepesindekiler..
bunu diyenler, amerikan kimliği, amerikan botu, amerikan topuyla gezenler..

yani seni övenler; senin "Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın " şiirindeki gibi yaşıyor diye dün "Metin hoca"yı katletenlerdir,
seni övenler; senin "Yaşamak bir ağaç gibi, tek ve hür, Ve bir orman gibi kardeşcesine.." şiirindeki gibi yaşadı diye dün Izmir'de bir kalp krizi, Ankara'da tutuklama marezi, Diyarbakır'da Hopa'da işkence eziyeti edenlerdir..
seni övenler; senin "Açlık ordusu yürüyor, yürüyor ekmeksizleri ekmeğe doyurmak için.." şiirindeki açlığı yaratan, ülkeyi karış-karış satarak, dün cahil'e cahilliği yerenlerdir..
seni övenler; "silâhlı milletimin hürriyet türküleriyle gelip, zaptedene kadar büyük meydanı." şiirindeki gibi beyazıta yürüyenleri F tiplerinde gökyüzünden ayrı edenlerdir..
seni övenler; "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz" diyenlerin evlerini sabah beş'te basan, kol bacak kıran, sonrada kendilerini mazlum eyleyenlerdir..
seni övenler; "ben ana-dilimi ögrenmek istiyorum" diyenleri, ıslıkla marş soyleyenleri, daha meme emmemiş bebeleri karanlık dipsiz kuyulara gömenlerdir..
seni övenler varya seni övenler, ne yavşaktırlar ne şakşakçıdırlar ne alçaktırlar.. gerçi sen bilirsin onları..
hani senin şiirlerini senden koparan, şiirlerini öksüz bırakmaya çalışan, komprodor tohumlarını bilirsin..
hani seni yıllarca "şeytan" diye belleyen, taşlatan, "resmini basiyoruz ki yüzüne tükürün" diyen yobazların ardıllarını-torunlarını, profesyonel ajitatörleri..
hani "bu memlekete bizim" siirindeki "memleketi" "durmak yok" diyerek satan, "memleket"i ortadan kaldıran ve sadece "bu bizim" diyen tüccarları..

yıl 2011 usta,
3 haziran..
şimdi senin adını söyleyince vatan-perver,
şiirlerini okuyunca vatan-haini oluyoruz..
şimdi senin resmini evimize koyunca alkış,
şiirlerini yaşayınca ise, amerikan mermisi, amerikan gazı, amerikan dipçigi yiyoruz..
iyi mi usta?
iyi'dir be usta..
bizde durum gayet iyi'dir..
2011'deyiz "az" ama "karar"lı-yız..
güneşe akında, güneşi zaaptetmek için, siirlerinle beraber güneşe doğru, ..
halen vatan hainiyiz ve mutluyuz
halen eşkiyayız ve onurluyuz
halen şiirlerini yaşıyor, az olsakta devam ediyoruz..
halen seni gerçekten sevenler, senin de sevdiklerindir..
iyi mi usta?
iyi'dir iyi'dir, durum gayet iyi'dir usta..
merak etme,
biz-de o çınar'ı hak etmek için,
biz-de güneşe uğurlananlardan olmak için,
çalışıyoruz usta..
hemde çok çalışıyoruz

şiirlerin sayesinde,
şiirlerindeki gibi,
şiirlerin için..
adalet ve hürriyet aşkına..

- K.C.Y 3 Haziran 2011
Not:
Bu yazı aynı zamanda KizilYildiz.Org devrimci haber sitesinde yayımlanmıştır

1 Haziran 2011 Çarşamba

Şimdi her yer HOPA her yer DİRENİŞ!

Metin Hoca'nın son sözleri, bir polise "Haydi al götür kurtar memleketi"ydi..
Kurtardınız mı memleketi?
İç borç, Dış borç, emperyalizme bağımlılığınız bittimi?
Miliyetçi kana susamışlığınız dindimi?
Yalanlarınızı, riyanızı kapatabildinizmi?
Bence tek yaptiniz, şerefsizliğinizi tescillemek oldu!
Bence tek yaptiginiz direnişi büyütmek oldu..
Şimdi her yer HOPA her yer DİRENİŞ!

- K.C.Y 01/06/11

29 Mayıs 2011 Pazar

Yenilgi ve Zafer..

Zafer kadar yenilgilerde bizimdir.. Bir kavgada yenilgi almamız, ilk rauntta yere düşmemiz bizi mağlup yapmaz.. Kavga tek raunttan ibaret degildir.. Biz yenilgilerden yenilikler çıkartan bir felsefenin kararlı takipçileriysek ve düştüğümüzde ayağa kalkabiliyorsak eğer; yenilgilerimiz bizler için zaferin yolunu açan, zaferi dahada şerefli kılan sınavlardan ibarettir..
- K.C.Y 28/05/11

Resimler, İsimler ve Fikirler..

İsimler bir insani cağırmak, suratlar onu tanımaktan başka bir işe yaramaz..
Ya fikirler?
Fikirler olmasaydı ne bir insanı cağırmanın ne de tanımanın önemi olurdu..
Çünkü isimlerede suratlarada anlam katan fikirlerdir.
O yüzden boşyere resim çektirip durma, çünkü ben seni fikirlerinle hatırlayacağım.. - K.C.Y 28/05/11

Unutulmayanlar..

İsminizi unutabilirim cisminizide fakat, fikrinizi asla..!
- K.C.Y 28/05/11

27 Mayıs 2011 Cuma

Neredesin Ey İnsan?

saat 02:45
gece yıldızları örttü üstüne,
yaşam, unutkanlıklar ve suratta cizgiler..
...
neredesin ey insan?
seni nerede kaybettim?
hangi politikacının tükürüklü sözlerindesin?
hangi televizyonun reyting cetvelindesin?
hangi generalin savaş telkinindesin?
neredesin ey insan
söyle?
nerede, hangi linçte,
hangi sevgilinin,
hangi düşmanın,
hangi kardeşinin cesedinin üstündesin?

neredesin ey insan..
seni hangi dipsiz kuyularda arayayım?
seni hangi çıkmaz sokaklardan sorayım
seni hangi telsiz sesinden,
seni hangi daktilo tıkırtısından tanıyayım?
neredesin ey insan
hangi 3 yıldızlı imamın postal boyasındasın
hangi 5 yıldızli yavşağın ceyiz oyasındasın
hangi kanatlı muhtırada
hangi "teslim ol" cağrısında
hangi şifresiz falaka odasındasın
belkide patlamamış bir mayındasın
belki öpülmemiş kesik bir yanakta
belkide bir ananın eteklerine topladığı et parçalarındasın..

neredesin ey insan
hangi orman kuytusunda?
hangi ceset torbasında?
hangi kumar masasında?
nerede-sin?
....
bak gece üstünü örtüyor
bak yıldızlar umursamaz.
yoksa?
yoksa artık "gece" sen misin?
yoksa sadece karanlıktamısın?
neredesin ey insan
nerede, söyle?

Kızıl Can Yıldız - K.C.Y 26/05/11

Parti Reklamı..

Düzen partilerinin propagandasını yapmakla, coca cola reklamı yapmak arasinda bir fark yoktur.. Düzen partilerinin propagandası demek "gonüllü" ticari reklam demektir..
- K.C.Y 26/05/11

26 Mayıs 2011 Perşembe

Karşı-devrimci ittifak ve beslendikleri çanak..

Deniz'e soyguncu,
Mahir'e katil,
İbrahim'e terörist,
Mazlum'a bölücü diyenlerle
Lenin'e diktatör,
Stalin'e cani ,
Che'ye hayalci diyenlerin hepsinin aynı saflarda olmalarına şaşırmamalı..
Çünkü hepsı aynı yerden beslenir,burjuvazinin yani egemen sınıfının "içi bok dolu" çanağından..!
- K.C.Y26/05/11